
Yeni bir güne günaydın, hey sürtük, tüm gün boşuna oyalandın.
Onlar seni seviyor, akıllarında yer ediyorsun.
Çünkü her iş birliğinde seni gömüyorum ve bunu yapmaktan sıkılmıyorum.
Sahtelik kokuyorsun ve bu kokuyu sevmiyorum.
Bir dostum var ve onu asla yalanlarımla sikmiyorum.
Aylarca bunu bekledim, şu an ise rahata eriyorum.
Buralara gelmek için kimseyi yalamıyorum, bunu denemeyi bile düşünmüyorum.
Her çalışmam hit oluyor ve bunun için gerçekten uğraşmıyorum.
Bu sürtük sahte, kokuyor ve onu görmekten haz almıyorum.
Yüzüne bir iz bıraktım, çıkarmak için yıllarca uğraştın.
Ooh, şimdi anladım, sen birazcık yalandın.
Boş konuşmaya devam et, hatırlıyorum da sen hep ilk ağlayandın.
Sol Kapalı’ya ulaşabilir misin? Onu görmeye layık kalabilir misin?
Sol Kapalıya ulaşmalısın, Sol Kapalı’ya ulaşmalısın, Sol Kapalı’ya ulaşmalı mısın?
İşte biletler burada, al hemen, git oraya.
Birazcık ıslak bırak, birazcık ıslak bırak, dudaklarını kullanarak, dudaklarını kullanarak.
Peki, Sürtük, layık mısın yoksa aşağılık mı, layık mı, aşağılık mı?
Sol Kapalı’ya ulaşabilir misin ? Onu görmeye layık kalabilir misin?
Evet, sürtük, çal biletleri, çal biletleri, çal biletleri.
Çal biletleri, çal biletleri, çal biletleri.
Evet, sürtük, Sağ kapıdan siktir olup aydınlığa ermeli.
Ankara Gar’da efsaneler söz konusu, herkes yolumu gözler doğrusu.
Onların artık demiryolu sevdamı bile kopyaladıklarını gördüm.
Tren garındaki kırmızı kapüşonludan bahsediyorum.
Bu sahte Ankaragüçlüler benim çocuğum, babalarını örnek alıyorlar.
Sen Ankaragücü atkısı takamazsın ve adam olamazsın.
Tüm davranışların sahte, böyle adam kazanamazsın.
Adamlıktan bağımsızsın, evet sen anca adam toplarsın.
Laf yaparsın, kaçarsın; neticede madamsın.
Gerçekleri gösteren ben, kıvıran sen.
Seni ifşa eden ben, gevşekliğinden ödün vermeyen sen.
1000 hatayı 1 özürle örten ben, güven verip kaçan sen.
Homofobiksen eğer, en yumuşak senmişsin meğer.
Oradan buradan konuşup durdun.
Götünden bir sürü yalanlar uydurdun.
Adamım, bu sürtüklere laf anlatmaktan yoruldum.
Bu kelebek bana dokundu ve onu yoldum.
Yalancı değilim dedin fakat bunu sen uydurdun.
Gerçekler saklandı, onları bir bir açığa vurdum.
Şimdi sana gelelim, o iş birliğini mahvedişini hatırlıyorum.
O uyumsuz sözler, oldukça kariyerinle benzer.
O davayı kaybetmek, Sol Kapalı’yı mutlu eder.
VP geliyor, MVP geliyor, yaptığım en iyi işbirliği geliyor.
Yolun trafikli olmasına izin vermeyeceğim, En iyisi şu an yanımda duruyor.
Sadece tek bir sorum var, sürtük.
Sol Kapalı’ya ulaşabilir misin? Onu görmeye layık kalabilir misin?
Sol Kapalıya ulaşmalısın, Sol Kapalı’ya ulaşmalısın, Sol Kapalı’ya ulaşmalı mısın?
İşte biletler burada, al hemen, git oraya.
Birazcık ıslak bırak, birazcık ıslak bırak, dudaklarını kullanarak, dudaklarını kullanarak.
Peki, Sürtük, layık mısın yoksa aşağılık mı, layık mı, aşağılık mı?
Sol Kapalı’ya ulaşabilir misin ? Onu görmeye layık kalabilir misin?
Evet, sürtük, çal biletleri, çal biletleri, çal biletleri.
Çal biletleri, çal biletleri, çal biletleri.
Evet, sürtük, Sağ kapıdan siktir olup aydınlığa ermeli.
Tüm orospular benim çocuğum, onların hepsi benim oğlum.
Babalık etmeme izin vermediniz, kesti sizi cam gibi yokluğum.
Camianın tamamı ruh hastası, yok bunun inkârı.
Burada söyle geç ama öbür tarafta nasıl vereceksiniz hesabı?
Kıvıra kıvıra kaçışıyorlar ordan oraya.
Yana yana ağlayacaklar öbür tarafta.
En azından kimsenin kalbini kırmadım.
Umut vaat edip onları yarı yolda bırakmadım.
Kimsenin lafıyla hareket edip kendi kararımmış gibi yansıtmadım.
Başkaları gözümü açtığında kendim fark etmiş gibi egoya kapılmadım.
Dürüstlüğümden ödün verip insanları geçiştirmeye çalışmadım.
Kalbi temiz insanların önüne bir sürü haksızlıklar yığmadım.
Çok büyük utançla girecek toprağa vicdan yoksunları.
İş işten geçtikten sonra yok kimsenin kimseye affı.
Nasıl olur da kendine adam diyebilirsin bundan sonra?
Nasıl olur da taş kalbin rahat eder bunca yükün altında?
یک پلیلیست انتخاب کنید یا سریع پلیلیست جدید بسازید.
نظرات